İslamilminfazileti
Görüntülenen Konuyu

İptilalar Hz. Allahı Hatırlatır.


İptilalar Hz. ALLAHı hatırlatır. İptilâlar Hz. ALLAH’ı hatırlatır.

Çiçeklerin en güzeli güldür. Çünkü Resulullah (s.a.v) Efendimiz gülleri çok seviyordu. Fakat her gülün dikeni var. Koklamak istediğimizde elimize burnumuza batar fakat acısına pek aldırmayız. Resulullah (s.a.v) Efendimizin yolunda yürüyen güzel önderleri var. Onlar da birer güldür. Onların da dikenleri vardır fakat etrafa Resulullah Efendimizin nurunu yayarlar. İptilâ da dikenli bir güldür onunla Hz. ALLAH’ın sevgi ve muhabbeti bulunur. İbtilâsız Hz. ALLAH’ın muhabbetini bulmak hayaldir.

Geçmiş İslam tarihimize baktığımız zaman Âdem (a.s) cennetten kovuldu. Havva validemizden ayrıldı. Aylarca çile çekti ve Hz. ALLAH’ın sevgilisi oldu. Devam eden Peygamber Efendilerimizin hayatlarını incelediğimizde onların çileye sıkıntıya duçar olduklarını görüyoruz.
Bunların içinde en büyük iptilâyı ibrahim (a.s) görmüş çok sevdiği İsmail aleyhisselâmı kurban etmekle emrolunmuştu.

Yakup (a.s) oğlu Yusuf aleyhisselâm ile iptilâya uğramıştı. Resulullah (s.a.v) Efendimizin ise en büyük iptilâlara maruz kaldığına şahit oluyoruz. Anne, baba ve dedesinin vefatları, İslamı tebliğ zamanında müşriklerden gördüğü hakaretler hep ibtilâ dikenleriydi. Hele Ayşe validemize atılan iftira ona en büyük iptilâydı.

Şimdi hadisi kudside Hz. ALLAH(c.c) ne buyuruyor ona bakalım:
Ben kalpleri kırık olanların yanındayım. (Tirmizi)
Bu hadisi kudsiye; “kendini beğenen, yaptığı amelleri beğenen, kendinden başka kişilerin işlerini küçümseyen, ben deyip bilmeden şirke düşen kulların yanında olmam. “diye yorum getiren âlimler de var.

İptilâ sebebi ile çok ağlama olur. Çok ağlayanları da Hz. ALLAH sever. Cam su ile temizlenir. Kalp kiri de gözyaşı ile temizlenir işin gerçeği işte budur. Fakat biz insanlar hiç ağlamak istemeyiz dikensiz gül peşindeyiz. Nefsimiz böyle istiyor.

Ayeti kerimede;
Andolsun ki mallarınıza ve canlarınıza iptilâlar verilerek imtihan olunacaksınız.(Al-i İmran/ 186)
Yani Hz. ALLAH’ı unutup, yarattıklarına gönlümüzü bağladığımız zaman imtihanlarımız başladı demektir. Çünkü dünyaya aşırı bağlılık Hz. ALLAH’ı unutturuyor fakat unutmayıp şükreden kurtuluyor.

Hadisi şerifte:
Kim Cenabı Hakkın takdir ettiği taksiminden razı olursa, ALLAH da ondan razı olur.(C. Sağir)
Bu demek değildir ki hastalıklarımıza şifa aramayalım çünkü Resulullah (s.a.v) Efendimiz; “Hasta olunca tedaviye devam ediniz zira Hz. ALLAH(c.c) devasız bir hastalık yaratmamıştır.
Ancak haramla tedavi olmayınız” buyuruyor.(Münavi)

Hadisi şerifte:
Ateş altın ve gümüşteki yabancı maddeleri giderdiği gibi hastalık sebebi ile Hz. ALLAH(c.c) müminlerin günahlarını giderir.(Ebu Davud)
Hz. ALLAH(c.c) cümlemizi iptilâ vermeden en kolay yoldan zatına ulaştırsın Âmin.

Kalpteniman. 0