İslamilminfazileti
Görüntülenen Konuyu

Hasan ı Basri Hazretleri


Hasan-ı Basri Hazretleri      
Hasan-ı Basri Hazretleri

Nakil ederler ki, Hasan-ı Basri Hazretlerinin Şemun adında ateşe tapan bir komşusu vardı.
Hastalandı can çekişme sırasında Hasan-ı Basri Hazretleri onu ziyarete geldi.
Ona dedi ki; “Bak gidiyorsun ALLAH’tan kork gel Müslüman ol zira bütün ömrün ateş ve duman arasında geçti. Tövbe et ki ALLAH seni af eder.” buyurdu.
Şemun dedi ki, beni İslamdan vazgeçiren üç şeydir.

Birincisi bir yandan dünyayı kötülüyorsunuz fakat gece gündüz rızık peşinde koşuyorsunuz.
İkincisi ölüm vardır diyorsunuz, onun için hazırlık yapmıyorsunuz.
Üçüncüsü, ALLAH’ın cemalini görelim diyorsunuz, Onun beğenmediği işlerle meşgul oluyorsunuz dedi.

Hasan-ı Basri Hazretleri ;“Senin bu sözlerinde iman kokusu var. Müminlerin kusurları vardır fakat ALLAH’ın bir olduğunu tasdik ediyorlar ona ibadet ediyorlar. Sen ise bütün ömrünü ateşe tapmak ile geçirdin. Yetmiş sene ateşe taptın. Ben ise ateşe hiç tapmadım yalnız bir olan ALLAH’a taptım fakat ateş yine de ikimizi yakmakta seni kayırmıyor. Benim Rabbim dilerse ateş benim kılımı bile yakamaz.
Çünkü ateş mahlûktur.  Rabbimin emrindedir. Şimdi gel ikimizde ellerimizi ateşe sokalım bu surette ateşin aciz olduğunu, Bir olan ALLAH’ın da, sonsuz kudretini gör. ”dedi.
Hasan-ı Basri Hazretleri böyle söyledi ve iki elini de ateşe soktu. Elini ateşten çıkardı ve ellerinin bir zerresi bile yanmamıştı. Bu hali gören Şemun hayrete düştü ve dedi ki, “yetmiş yıl var ki ateşe taptım, şurada bir kaç nefeslik vaktim kaldı benim için tedbir ve çare nedir” diye sordu.
Hasan-ı Basri Hazretleri dedi ki “şahadet getir. “
Şemun “azap görmeyeceğime dair elime imzalı kâğıt verir kefil olursan iman ederim” dedi.

Bunun üzerine Hasan-ı Basri Hazretleri onun azap görmeyeceğine dair yazılı senet verdi.
O da iman etti. Ağlaya ağlaya kelime-i şahadet getirdi ve “beni sen yıka toprağa koy ve bu yazıyı benim elime koy “dedi.
Hasan-ı Basri Hazretleri kabul etti.

Şemun da kısa süre sonra kelime-i şahadet getirerek öldü.
Hasan-ı Basri Hazretleri onu kendi eli ile yıkadı mezara koyarken de yazıyı Şemun un eline sıkıştırdı. Toprağı örtüp döndüler. O gece Hasan-ı Basri Hazretleri pişman oldu.
“Ben ne yaptım neyime güvendim kefil oldum “dedi. O kadar üzüldü ki o üzüntü ile uyudu.
Rüyasında Şemun u gördü. Cennet bahçesinde zevk içinde geziyor.
Yüzü ayın on dördü gibi parlıyor.
Ey Şemun  “Nasılsın?” dedi.
Bunu bana neden soruyorsun durumumu görüyorsun ALLAH bana çok şefkatli davrandı senin kefilliğine de hiç ihtiyaç kalmadı, bana verdiğin kâğıdı al diyerek Hasan-ı Basri Hazretlerine uzattı.

Hasan-ı Basri Hazretleri uyanınca senedi elinde buldu ve dedi ki,” Ey merhameti sonsuz Rabbim. İnandım iman ettim ki sen merhametlilerin en merhametlisisin senden merhamet dileyen boş dönmez. Yetmiş yıl ateşe tapan Mecusiye kelime-i şahadet getirtmekle lütuflarda bulundun, Acaba yetmiş yıl sana daima ibadetlerle ömrünü geçiren kullarına ne lütuflarda bulunursun?”

Teskeretül evliya (sahife, 78-79)

Muhterem kardeşlerim, Hazreti ALLAH (c.c) ayeti kerimesinde,
Onlardan tövbe edenler pişmanlık duyanlar gizlediklerini açıklayanlara ise ben onların tövbesini kabul ederim ben tövbeleri çok kabul eden ve çok rahmet edenim (Bakara/160) buyuruyor.
Böyle merhameti sonsuz olan Rabbimize isyan edilir mi?
O’nun emrettiği ibadetler seve seve yapılmaz mı?
Hz. ALLAH(c.c) cümlemizi O’nun zatına kul Habibine ümmet eylesin Amin.
Vel Hamdü Lillahi Rabbil Âlemin.

ALLAHümme Salli Alâ Seyyidina Ve Nebiyyina Muhammedin Ve Alâ Ali Muhammed.

Kalpteniman. 0