İslamilminfazileti
Görüntülenen Konuyu

Kainatın Altı Günde Yaratılması


Kainatın Altı Günde Yaratılması Kainatın Altı Günde Yaratılması

KÂİNATIN ALTI GÜNDE YARATILMASININ ESRARI.
Kâinatın yaratılışının altı günde olduğunu Yüce ALLAH Kur’an-ı Kerimde açıkça ifade etmektedir.
Peki, sizce burada bir işaret yok mudur? '' ALLAH gökleri ve yeri yarattı '' diyede bize tebliğ edemez miydi?
Böyle olsaydı imanımızda bir eksiklik mi olacaktı? Neden '' ALLAH gökleri ve yeri altı günde yarattı '' diyerek yaradılışı neden bir zamana bağlama ve bir taahhüde gerek duydu acaba?
Amaç kendini övmek olsaydı yeri ve göğü göz açıp kapayıncaya kadar yarattı demez miydi, yoksa ALLAH bundan aciz miydi?
Yoksa düşünen akıl sahipleri için bir işaret mi verdi?

Kur’an-ı Kerimde insanın yaratılışına dair 6 ayet, niteliksiz çamurdan yaratıldığına ait 6 ayet, bu çamurun niteliklerine dair de 6 ayet vardır. Elbette bu büyük hikmetleri ve sırları içinde saklamaktadır.

İnsanın ilk yaratılışı altı safhada olduğu gibi, anne karnında yaratılışı da altı safhada cereyan etmektedir. Ayrıca insan psikolojik ve ruhsal olarak da altı temel karaktere ayrılmaktadır. Tabi ki Âlemlerin yüzü suyu hürmetine yaratıldığı ve ilk yaratılanın Nur-i Muhammedîye olduğu İnsan-ı Kamil ve Hakk'ın yeryüzündeki halifesi sevgili Peygamberimizin zahirinde vukuu bulan olayların batınında bizlere bir delil ve ibret ve hikmet olması için ALLAH’ın yaratılıştaki mührü bulunacak.
Bu mühür altı da olabilir ama amaç mühür değil mührün sahibidir ve burada ki Hakk'ın tecellisidir.

Varlık ALLAH’ın tanınmasını sağlarken, mahlûkat içinde akıllı ve şuurlu olarak yaratılan insanın da görevi ALLAH’ı tanımaktır. ALLAH’ı iman ile tanıyarak yaratılış amacına hizmet eden insan ebedi saadeti kazanır. Yaratılışın gayesi ve amacı yaratıcıyı tanımaktır.

“Ben gizli bir hazine idim, bilinmek ve tanınmak istedim mahlûkatı yarattım”

ALLAH’ın hazineleri ise isimlerinde gizlidir. Çünkü mükemmel benzersiz gizli bir cemal kendi güzelliklerini aynada görmek ve güzelliğinin derecelerini şuurlu ve kendine âşık olanların gözleri ile de görünmek ve bilinmek ister.
Bu da kendisinin isim ve sıfatlarını görerek eserlerini bilen, anlayan ve öven, takdir edenlerin varlığını gerektirir. Yüce ALLAH da kâinatı yaratarak kendi hazinelerini ortaya çıkardı. İnsanı yaratarak bu eserlerin sahibi, yaratıcısını bilmek ve iman ile tanımak, ibadet ile itaat etmeyi gerekli kıldı.
Cenabı Hakkın bizlerin gerçekleri bilip anlamamız için, O' nu daha iyi tanıyabilmemiz ve yanlış şeylere sapmamamız için bizlere rehber olarak gönderdiği o yüce Kuran-ı Azimüşandan alacağız. Tabiki bütün emirleri, ilimleri, nurları ve bilgileri… O bizim en büyük kaynağımızdır ve yaratılmış bütün ilimlerin zabıt altına alındığı hikmet dolu olan,  Hakk'ın büyük akıla emrettiği levhaya yazılmış hikmet dolu sözleridir. .

Cenab-ı ALLAH bizleri sadece namaz kılalım, oruç tutalım, zekat verip hacca gidelim diye yaratmış olsaydı Kuran 'a ve onca peygambere ne hacet vardı?
Hiç düşündünüz mü ilk inen ayet neden '' ALLAH’ın adı ile oku '' dur acaba? Maksat yat kalk namaz kıl olsaydı ilk inen ayet '' namazı kılın, zekatı verin. Rükû edenlerle birlikte siz de rükû edin. '' ayeti olması lazım değil miydi?
Buradaki hikmeti anlamak lazım. Sadece '' oku '' da denmemiştir dikkat ederseniz '' ALLAH’ın adı ile oku '' ALLAH’ı bilerek, tanıyarak, onun izni ile oku denmiştir.
Çünkü İnsan-ı Kamil Hakk'ın yeryüzündeki halifesi ise bizde ona yakışır bir şekilde halife olmak için gayret etmeliyiz ve O'nun biz Âdemoğluna ilk ayeti olan '' ALLAH’ın adı ile oku '' emrini es geçip diğerlerini yapmaya kalkarsak durumumuz ruhu olmayan vücuda benzer ve yaptıklarımız ezberden ve taklitçilikten öteye geçemez.

ALLAH görünmek ve bilinmek ister. Hazreti Ali keremellahü veçhe Efendimiz görmediğim varlığa inanmam derken eserleri ile görünen Hz. ALLAH’ı gördüğünü ifade etmek istemişti. Kişi de aynaya baktığı zaman sonsuz sanat eseri olan suretini gördüğü zaman bu harikulade yaratılmış bedenin ustasına âşık olur. O'na canı gönülden secde eder bilir ki bu bedeni yaratan ölümsüz bedeni de yaratmaya muktedirdir.

Bu da kendisinin isim ve sıfatlarını görerek eserlerini bilen, anlayan ve öven, takdir edenlerin varlığını gerektirir. Bu da yaratılanları araştırıp, olanları okuyup, öğrenip, düşünen, kalben O'na iman edip, ibadetini elinden geldiğince yapmaya çalışarak O'nu layıkı ile tanımaya, bilmeye çalışarak varlığının amacını ortaya koyan İnsan-i Kamil olmayı gerektirir. Yoksa 6 rakamının aritmetikte 7 den 8 den farkı yoktur, amaç 6 değil, Amaç zahiren bilinen ve görünen şeylerin ardındaki batınındaki ALLAH (c.c) bizlere hayretler içerisine düşüren hikmetlerini idrak edebilmektir. Yoksa kitabımızı içinde ne olduğunu anlamadan bilmeden bir roman gibi okumak değil. Onun için yeni intisap etmiş bir müride şeyhi kuran okutmaz. Sebebi imansız okuyacaktır. Mürşidi onun Ruhunu verdiği zikir dersleri ile diriltir imanı kemale erince kuranı eline verir şimdi oku der.
Doğrusunu ALLAH bilir.

Kalpteniman. 0