İslamilminfazileti
Görüntülenen Konuyu

Mizan


Mizan Mizan

Mizan ALLAH’u Tealâlanın amelleri tartmak için mahşer meydanında kuracağı terazidir. Orada her şeyin kıymeti her şeyin değeri her sevap günahın ağırlığı ölçülür.
Hz. ALLAH(c.c) Ayeti kerimesinde buyuruyor ki:
BİZ KIYAMET GÜNÜ ADALET TERAZİLERİ KURACAĞIZ. HİÇ KİMSE HİÇ BİR
HAKSIZLIĞA UĞRATILMAZ. YAPILAN BİR İYİLİK HARDAL TANESİ AĞIRLIĞINDA DA OLSA, ONU GETİRİR TARTIYA KOYARIZ. HESAP GÖRÜCÜ OLARAK BİZ YETERİZ. (Enbiya 47)                                                                                                                                                                                                                                                                       
Diğer bir Ayeti kerimede ise:
KİM ZERRE KADAR BİR İYİLİK YAPMIŞSA ONUN MÜKÂFATINI GÖRÜR. KİM DE ZERRE KADAR KÖTÜLÜK YAPMIŞSA ONUN CEZASINI GÖRÜR. (Zilzal 7,8)                                                                  
Mizan gözle görülen iki gözlü bir terazidir, Bir zerre ile ağır basacak kadar hassastır. Mizanın tehlikesinden ancak dünyada nefsini hesaba çeken, duygu ve düşüncelerini, söz ve davranışlarını, amellerini ahkâm terazisi ile tartan kimselerle tevbeleri kabul edilenler kurtulurlar. Amelleri tartılacak olanlar, iyilikle kötülüğü birbirine karıştırmış olanlardır. İnkârcılar için tartı yoktur. Çünkü onların gidecekleri yer bellidir. Hiç isyan etmeyen sıddıklar ve şehitler de mizan ve hesap görmeden cennete gideceklerdir.                                                                      

Mizanda hasenatın en ağır geleni Kelime-i Şehadettir. ALLAH’u Tealâ dilerse ufacık bir iyiliği dağlar kadar büyüterek kulunu kurtarır. Haksızlık yapanlarla zulme uğrayanlar birbirleriyle karşılaştırılır. Hak sahipleri haklarını isterler. Hayvanlarda birbirlerinden ve hakları olan insanlardan haklarını isterler. Mahkeme-i Kübra’da İlâhi adaletin hükmü tamamen icra edildikten sonra ALLAH’u Tealâ buyuracak ki:
"EY GÜNAHKÂRLAR BUGÜN ŞÖYLE AYRILIN.(Yasin 59)" buyuracak ve cehenneme sevkiyat başlıyacak. İşte bu an pişmanlıkların korkuların feryat ve figanların ayyuka çıktığı andır. Şefaat için yalvarışların yapılacağı an bu andır. Dünyada iken kendisini Hz. ALLAH’a sevdiren kullarının lâzım olduğu bir andır. İşte o günde Hz. ALLAH’ın sevdiği kulun peşine düşülür. Bu öyle bir kul olmalı ki Hz. ALLAH (c.c) onun istirhamını kabul ettiği birisi olmalı ki kişi kıpkızıl ateşten kurtulsun, yemyeşil cennete girebilsin.
Bu kul Hz. ALLAH’ın habibim dediği Muhammed Mustafa (s.a.v) Efendimizden başka kim olabilir. HZ. ALLAH Celle Celâlehü cümle ümmeti Muhammedî onun siyah sancağının altında toplanmamızı, mizan görmeden Cenneti Alâya girmeyi nasip etsin İnşaALLAH.
ALLAHümme salli alâ seyyidina ve nebiyyina Muhammedin ve Alâ Ali Muhammed.

Kalpteniman. 0