İslamilminfazileti
Görüntülenen Konuyu

KabaĞin Sahİbİ Var.


KABAĞIN SAHİBİ VAR. KABAĞIN SAHİBİ VAR.

Vaktiyle bir dervis, nefsi ile mucadele etmeye karar verir.
Fakat iş yamalı bir hirka giymekle olmamaktadir.

Bundan sonra kendine reva görülen her türlü kem sözü, her türlü kötü  davranışı hoş görmeye çalışacaktır.
Usüle uygun hareket eden dervis soluğu berberde alir.

Berberden kendisini traş etmesini ister..
Berber dervişin saçlarını kazımaya başlar. Dervis aynadan durumu  izlemektedir.
Başının bir kısmı tamamen kazınmıştır.

Berber tam diğer tarafa usturayi vuracakken, yağız mi yağız, bıçkın mı bıçkın bir kabadayı girer içeri.
Dogruca dervisin yanina gider, basinin kazinmis kismina okkali bir tokat  atar ve saklabanlik yaparak: Kalk 'len kabak, kalk da tıraşımızı olalım!" diye kükrer.

Dervişlik bu... Sövene dilsiz, vurana elsiz olmasi gerektir.
Kaideyi bozmaz  dervis.
Hiç ses etmez, usulca kalkar yerinden.

Berber mahcup olur ama,korkmustur da. Sesini cikartamaz.

Kabadayı, dervişin kalktıgı koltuğa oturur, berber trasa baslar derviş kenarda bekler.

Traş sırasında da devamlı olarak dervişi asagılayıp alay etmeye devam eder;
Kabak aşagı, kabak yukarı.
Traş biter, kabadayı dükkandan çikar.

Henuz birkac metre gitmiştir ki,
gemden boşanmis bir at arabası yokustan asagı hızla üzerine gelerek kabadayıya carpar.
Kabadayı orada acılar içinde yerde yatmaktadır. Görenler çiğlığı basarlar.

Berber ise şaşkındır.
Bir bu kötü manzaraya, bir dervise bakar, gayri ihtiyari sorar:  derviş  beddua mı ettin ne ?

Dervis mahzun ve dusunceli bir sekilde cevap verir:
Vallahi asla gucenmedim ona.
Hatta hakkimi da helal etmistim...

kabağın bir sahibi var.
O" gücenmiş olmalı… 0