İslamilminfazileti
Görüntülenen Konuyu

Cennetlİk Kullarin Hz. Allahin Cemalİnİ GÖrmesİ


CENNETLİK KULLARIN HZ. ALLAHIN CEMALİNİ GÖRMESİ      
CENNETLİK KULLARIN HZ. ALLAH’IN CEMALİNİ GÖRMESİ.

Muhyiddin ibni Arabi hazretleri, Ebabekir El Nakkaşın cennetlik kulların Hz. ALLAH’ın cemalini göreceklerini açıklayan hadisi şerifte geçen konuları açıklıyor ve buyuruyor ki,
Hak Teâla ibadına (kullarına) umumi bir ziyaretle tecelli etmek isterse, Hakkın münadileri bütün cennetlerde,
Ey cennet ehli, Azamet minnet sahibine, yakın pak mekân sahibine, ulu nazar sahibine selama durun karşılayın.
Rabbinizi görmeye koşun.
Bunun üzerine bütün cennetlikler Aden cennetine doğru koşup giderler.
Her taife kendi mertebe ve derecelerine göre yerlerine otururlar.
Yemek sofralarının kurulması emredilir ne dünyalarında ve ne de bulundukları amel cennetlerinde, görmedikleri özel sofralar önlerinde hazırlanır.
O kadar nefis yemekler verilir ki, bunları ne evlerinde ne de başka bir yerde görmüş ve yemiş değillerdir.

Bu yemek şöleninden sonra ne hayatlarında ne de sonradan giymedikleri nadide elbiseler kendilerine giydirilir.
ALLAH'ü Teâla.
Bu yaşanacak güzel hayatı onaylayarak, gözün görmediği, kulağın işitmediği, Hiçbir beşeri kalbin aklına gelmediği şeyler giyerler buyurmuşlardır.

Bundan sonra oradaki beyaz miskten toplayarak Cennet evlerine dönmüş olurlar.
Özel amelin meyvesi, İlahi güzelliği görmek olmayıp, Cennet nimetlerine kavuşmaktır.

Gaye ve hedef bu idi, bu yönleri açıklamıştık.
Bu şölen esnasında, aniden bir nur gözlerini alınca. Cümlesi secdeye varırlar.
O sırada o ışık zahiren gözlerine batınen basiretlerine girmiş olur.
Vücudlarının en ince ufak akşamına kadar Rabbin güzellik nuru içlerini doldurmuş olur.

O sırada oradakilerin tümü göz ve kulak kesilmiş olur. Yön ayrıntısı yapmadan kendi zatında onu görür onu işitir.
İşte bütün bunları tümü ile onlara o nur vermiştir ki, bununla müşahedelerini yapmış olurlar.
Bu sırada onlara ALLAH’tan bir elçi gelerek onlara, Rabbinizi görmek için hazır olun işte sizlere görünüyor demesi üzerine tümü onu görmek için hazırlanır.

Hak Teâla kendini üç örtü arkasından gösterir ve görünür.
Bu üç hicap şunlardır.
1. izzet hicabı
2. Azamet hicabı (ve büyüklük)
3. ululuk hicabı (yükseklik )
 
Oradakilerin kendilerinde bu hicaplara bakmak cesaret ve kudretleri olmadığından, Hak Teâlâ’ya bakamazlar.

Hak Teâla en büyük hicapçıya, İbadımın (kularımın) beni görmesi için aramızdaki bu perdeyi kaldırın buyururlar.
O sırada Hak Teâla tek örtü arkasından kendisini o güzel ve ince adı ile göstermiş olur.
Oradakilerin hepsi onu görür ve üzerlerine kolaylık nuru yağar.
Rabbin güzelliği onları şaşırtmıştır, bu güzellik nuru ile onlar da parlamış olurlar.
Şeyh nakkaşın Hadisinin devamında, kıyamet durakları hakkında Hak Teâlâ’nın Ey ibadım (kullarım) sizlere selamım olsun, sizlere merhaba, ALLAH’ın sizlere selamı var.
Ebedi ve mutlu olarak içeriye girin.

Cennet sizleredir. Nefislerinizi buradaki nimetlerle doldurun.
Ve iyi edin.
Mükrim (ikram eden) olandan sevap alın ve ebedi kalın. İşte sizler imanlı müminlersiniz.
Bende her şeye hakim iman sahibi ALLAH'ım, Adlarımdan birini parçalayıp size dağıttım.
Artık sizler için korku yoktur.
Sakın kederlenmeyin sizler benim Evliyamsınız komşum ve dostlarımsınız benim mahiyetimsiniz. Muhabbet ehlimsiniz benim evimdesiniz.
Ey Müslüman kullarım, siz Müslüman bende selamım.

Evim de selam evidir sizlere yüzümü göstereceğim, yüzümdeki hicabı kaldırıp sizleri teselli edersem bana hamd edin.
Utanmadan sıkılmadan emniyet ve selametle evime girin bana cevap verin etrafımda oturun ki, yakından beni göresiniz.
Sizlere hediyelerimden hediye vereyim.
Sizleri mükâfatlarımla sevindireyim.
Güzelliğimle sizleri bayıltayım mülkümden size mülk vereyim gülüşümle sizleri memnun edeyim.
Ruhumu sizlere koklatayım İşte vaktiyle korkarak sevdiğiniz Rabbiniz benim.
Ben bütün bu vasfı celalimle sizden memnunum.
Ve sizi severim.

Nefisleriniz ne dilerse gözleriniz neden hoşlanırsa hepsi bende vardır ne arzu ederseniz vereceğim sakın utanmayın ve uzak kalmayın İşte zengin ve cömert olan ALLAH benim vefa ve sıdk sahibi benim.

Evimi sizlere mesken yaptım Cennetimi sizlere helal kıldım, Zatımı sizlere gösterdim, istediğinizi bana sorun.

Artık miskinlik yoktur keder, hastalık ve ihtiyarlık da yoktur, kötülük te yoktur.
Siz ebedi buranın sakinlerisiniz. Sizler ki itaat etmiş yasaklarımdan kaçmıştınız İhtiyaçlarınızı bildirin ki, size ikram edeyim.
Cennet halkı bu ilahi hitap karşısında hayran ve sevinç içersinde bu bizim ne umduğumuz ve ne selametimiz değildi.
Bizler Yalnız senin Cemalini görmek ve rızanı almak isteriz başkaca Hiçbir şeye ihtiyacımız yoktur.
Ya Rabbimiz dediler bunun üzerine Hak Teâla İşte size yüzümü gösteriyorum bakın ve kendinizi müjdeleyin Rızam hepinizin üzerinde olsun.

Kalkın zevcelerinize gidin çocuklarınızla eğlenin ve gülün evlerinize bahçelerinize girin hayvanlarınıza binin minderlerinize ve yataklarınıza yaslanın.
Komşularınızla tanışın ve muhabbet edin.
Rabbinizin vereceği hediyeleri kabul edin.
Karanlıkta değişiniz gaileniz kalmamıştır. Mevcudiyetimin yakınında olmanızdan sonsuz emniyettesiniz.
Buradan kevser ve gafur nehrine gidiniz Tesnim, selsebil ve zencebil isimlerindeki saf ve temiz olan su ile yıkanınız.
Sonra orada kurulan yeşil renkteki çadırlara giriniz yüksekçe kurulan yataklarınıza uzanın burada sonsuz bir gölge akan sular yasak edilmemiş ve henüz koparılmamış yemişler vardır.

Onlardan koparıp yiyiniz buyurmuşlardır.
Hak Teâla bu hitaptan sonra yüzündeki örtüyü kaldırır ve ibadına (kullarına) görünür Tümü secdeye varırlar.

Hak Teâla onlara başınızı kaldırın burası secde yeri değildir.
Ben sizi secdeye değil görmeye davet etmiştim bundan sonra bir diyeceğiniz var mı buyurur onlar,

Ya Rabbimiz sen bizi Rıza evine aldın Cehennemden kurtardın bizi kendine komşu ettin kereminle bizi giydirip süsledin ve bize yüzünü göstererek mest ettin derler.

Hak Teâla daha var buyurur Onlar, bu ne olabilir diye sorarlar. ALLAH'ü Teâla da, Hakkınızda rızamın devamlı olmasıdır. Bunu sizden esirgemiyeceğim buyurur.
Bu ne güzel bir söz ve ne güzel bir müjdedir.

Hz. ALLAH(c.c) Cümlemize böyle bir akıbet nasip etsin. Bundan sonra Resulu Ekrem (s.a.v). Efendimiz,
Estaizübilah;  
İnne eshabel cennetil yevme fişuğulün fakihun. hüm ve ezvacühüm fi zilalin alel eraiki müttekiün. lehüm fihe fakihetüv velehümmayeddeun selamunkavlemmirrabbirrahim, Ayeti kerimesini okumuştur.
Kıyamet hakkındaki ebabekir El Nakkaşın hadis nakli burada bitmiş oluyor.

Muhterem kardeşlerim sizi bilmiyorum fakat bu hadisi şerif bizi Ahirete götürdü ve dünyaya geri getirdi Şahsen çok etkilendim belki sizin içinizde de bu atmosfere giren olur ümidi ile buraya astım.
Muhakkak ki aklımızın almıyacağı pek çok mevzu geçiyor. Şahsen fikrim şudur ki, Hz. ALLAH’ı inkâra teşvik kıssaları hariç, Her kıssayı okumak lazımdır aklını kullanan her okuduğundan bir hisse çıkarır böyle konular Rızıklara benzerler. Yediğimiz gıdaların da bazısı acı bazısı tatlı bazısı da ekşi fakat hepsinin içinde vücudumuza yarayan vitaminler var.

Biz acı ekşi demeden yiyoruz. Böyle konuları da eleştiri hastalığına yakalanmadan okuyup faydalanmamız lazım.
Şöyle bir kıssa anlatırlar meczup bir çobanı yemek yerken görmüşler hem yiyor hem şükür ediyor hemde dua ediyormuş.

Ey yüce ALLAH’ım verdiğin rızıktan karnımı doyurdum fakat sana da biraz ikram etmek istiyorum kabul eder misin Hey ALLAH’ım diye söylenirken onun o haline şahit olan bir âlim sen ne yapıyorsun, Haşa ALLAH’ın yemeğe ihtiyacı olur mu deyince, kendisine gaypten bir ses gelir.
Girme kulumla aram diye.

Şimdi tam olarak hatırlayamadım şöyle bir kudsi hadis var zannediyorum Hz. ALLAH(c.c) Ben kulumun zannına göreyim buyuruyor.
Muhterem kardeşlerim Hz. ALLAH(c.c) Onu layıkı veçhile olarak bilmemizi cümlemize nasip etsin Amin. Velhamdülillahi rabbil Âlemin.
ALLAHümme salli ala seyyidina ve nebiyyina Muhammedin ve ala Ali Muhammed.

Kalpteniman. 0