İslamilminfazileti
Görüntülenen Konuyu

Allah-u Teâlâ'nın Sevgilileri'nin İfşaatlarına İzah ve Açıklamalar (106) Sadreddin Muhammed el-Konevî -kuddise sırruh- (3)

HÂTEM-I VELI

Sadreddin Muhammed el-Konevî -kuddise sırruh- (3)


Allah-u Teâlâ'nın Sevgilileri'nin İfşaatlarına
İzah ve Açıklamalar (106)

 

Sadreddin Muhammed el-Konevî -kuddise sırruh- (3)

 

Aralık 2014
Hakikat Aylık İslâm Dergisi

 

Mühim Bir Sır:

Allah-u Teâlâ Âyet-i kerime'lerinde Resul-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem-ini muhatap kılarak şöyle buyuruyor:

"Ey Peygamber! Biz seni bir şâhid, bir müjdeci, bir uyarıcı, Allah'ın izniyle Allah'a çağıran ve nur saçan bir kandil olarak gönderdik." (Ahzâb: 45-46)

İşte bunlar hep o Kandil'den geliyor.

O nur sayesinde, o nur ışığından görebiliyor ve seyredebiliyor. "Bu budur!" diyor, o nur sayesinde sezebiliyor.

Bunun da sırrını Muhyiddin İbnü'l-Arabî -kuddise sırruh- Hazretleri diğer bir beyanında açıklamıştır:

"O öyle bir kaynaktan alır ki, Peygamber Aleyhisselâm'a vahiy getiren melek de aynı kaynaktan alır." (Füsûs-ül-Hikem)

Burada vasıta kalmıyor. Cenâb-ı Fahr-i Kâinat -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz'den sonra Cebrâil Aleyhisselâm vahiy getirmeyeceğine göre Hâtem-i veli'ye ezelden verilen nurdan alıyor, istifade ediyor. Velev ki peygamber dahi olsa. Çünkü peygamberler nübüvvet sahibi oldukları gibi velâyet haline de sahiptirler, yani aynı zamanda velidirler.

Velidir amma Hâtem-i veli'ye verilen onun velâyetine verilmemiş. Bu noktaya çok dikkat edin, bu hususu kavrayan, bu mevzuyu kavrayabilir.

Bunun mânâsı:

Hâtem-i veli'nin velâyetine verilen, peygamberin velâyetine verilmediği için, peygamberin velâyeti o mişkattan alıyor demektir. O peygamberin velâyeti o nura muhtaç. Niçin? Hâtem-i veli'ye verildiği için.

Sadreddin-i Konevî -kuddise sırruh- Hazretleri "Kitâbü'l-Fukûk" isimli eserinde Hâtemü'l-evliyâ ile Hâtemü'l-enbiyâ arasındaki şer'î bağlılığın mâhiyetini beyan etmek üzere şöyle buyurmuşlardır:

"Hâtemü'l-evliyâ, Hâtem'ür-rüsul'ün şeriatına tâbi olduğu için şeriati zâhirde ondan alır. Bâtında ise vahiy meleğinin Hâtemü'r-rüsul'e onu aksettirdiği yerden, aynı kaynaktan alarak, şeriat hususunda Hâtemü'r-rüsul ile denkleşir." (Kitâbü'l-Fukûk fî Müstenedâti Hikemü'l-Fusûs, s. 31)

Size bunun sırrını açayım: Hazret-i Allah ile Hazret-i Allah'a varıldığı zamanı, kişinin kaybolduğu zamanı size arzetmiştik. Ne lütfederse, ne ihsan ederse ve ne murad ederse orada veriyor. O oradan alıyor. Çekecek ki söyleyecek, söylediğini sana bildirecek. Amma sana söylerken de kimse duymayacak, kimse bilmeyecek. Bu ise harfsiz hurufatsız olur. Onun için yanyana olacak ki, O buyuracak, sen anlayacaksın. Bu makam o makamdır, mukarreb meleğin dahi sokulamayacağı makamdır. O anda arada hiçbir vasıta yoktur.

Elhamdülillâh... Allah-u Teâlâ bir nohut kabuğu kadar değer verdirmediği için, hepsi O'nun ve O'ndan... Söyleyen O, maskeyi söylüyor gibi gösteriyor. Nur'u koyan O, ışığı koyan O, tecelliyat O'nun, ihsan ve ikram O'nun, hepsi O'nun... Ben hükümsüz ve değersiz bir mahlûkum.

İşte bu sır bundan ibarettir. O akış olmasa bu kitaplar olur mu? O ihsan ediyor, O ikram ediyor, O veriyor, şahıs arada sadece bir kabuk kalıyor.

Bin küsür sene evvel Hakîm et-Tirmizî -kuddise sırruh- Hazretleri "Hatmü'l-evliyâ" adlı kitabında Allah-u Teâlâ'nın bu fakire ihsan ve ikram edeceği lütufları izah ve ifşâ ettiği için; "Sen onu peygamberden üstün yaptın!" diyerek, o zamanın ulemâsı onu memleketinden sürdüler. İşte bu sırra vâkıf olamadıkları için sürdüler. Allah-u Teâlâ onu mazhar etmişti, diğerlerinin ise akılları ve ilimleri yetmedi.

Ben de diyorum ki:

"Eğer size birçok şeyleri ifşâ edip açıklasaydık, bu zamandaki âlim diye geçinen câhil kimseler, bizi dünyanın dışına atmaya kalkarlardı."

Çok ince bir sır. Bu noktayı kavradığınız zaman, Cenâb-ı Hakk murad ederse, birçok sırrı kavramış olursunuz. Zira bu ilim ilm-i billâhın âlâsıdır.

Onun ne kadar büyük bir zât-ı muhterem olduğunu diğer evliyâullahın ifşaatlarından anlıyoruz. Onlar da aynı noktaya temas etmekle izah ediyorlar.

 


| Hakikat'te Bu Ay | Diğer Sayılar | Ana Sayfa |