İslamilminfazileti
Görüntülenen Konuyu

Allah-u Teâlâ'nın Sevgilileri'nin İfşaatlarına İzah ve Açıklamalar (82)

HÂTEM-I VELI

Hakîm et-Tirmizî -kuddise sırruh- (22)


Allah-u Teâlâ'nın Sevgilileri'nin İfşaatlarına
İzah ve Açıklamalar (82)

 

Hakîm et-Tirmizî -kuddise sırruh- (22)

 

"Allah'ın kendisinde gizlendiği bu kul; O'nun idare ettiği, koruduğu,
gözettiği ve kendi adına hareket ettirdiği bir velidir."

 

İlâhî Velâyet:

İlâhî velâyet; bizzat Allah-u Teâlâ'nın emri ve hükmü ile yürümesi demektir. O yürütüyor, O buyuruyor, O duyuruyor, O destekliyor, karşıda beşer görünüyor. Ruhâniyet cesetlenmiş, o ceset O'nu göstermiyor.

Hakîm et-Tirmizî -kuddise sırruh- Hazretleri, "Kitâbu'r-Riyâze" isimli eserinde ise;

"Allah'ın kendisinde gizlendiği bu kul; O'nun idare ettiği, koruduğu, gözettiği ve kendi adına hareket ettirdiği bir velidir." buyuruyor.

Bu ilmin üzerinde ilim yok. Çünkü irfan ilmi. Ama eriştik ama erişemedik o ayrı. Yani bizim size söylediğimiz Hakk ilmi, halk ilmi değil.

Dikkat ederseniz Resulullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz ümmi olarak geldi ki gelenin O'nun olduğu bilinsin diye. Fakire de hiçbir ilim, bilim vermemiş. "Peki bu kitaplar nedir?" derseniz, O'nun olduğu bilinsin diye, çünkü benim bir gün tahsilim yok.

Benim ilgimi kesmiş kalbimi kitap yapmış. Kalbime döktüğünü kitaba döküyorum. Ama bununla benim hiçbir ilgim, bilgim yok. Onun için buna "Has ilim" deniliyor.

 

Hakîm et-Tirmizî -kuddise sırruh- Hazretleri'ne İlhâm Edilen
Duânın Sırrı ve Açıklaması:

"Hatmü'l-Evliyâ" kitabının müellifi Hakîm et-Tirmizî -kuddise sırruh- Hazretleri şöyle söylemiştir:

"Allah-u Teâlâ'yı rüyâmda gördüm ve O'na;

'Yâ Rabb'i! Ben imanımı kaybetmekten korkuyorum.' dedim.

O da bana; sabahın farzı ile sünneti arasında bir kere şu duâyı okumamı emretti:

(Yâ Hayyu yâ Kayyûm, yâ bedîassemâvâti vel-ard, yâ zel-celâli vel-ikrâm, es'elüke en tuhyiye kalbî binûri mağrifetike ebeden. Yâ Allah! Yâ Allah! Yâ Allah!)

"Ey Hayy! Ey Kayyûm! Ey göklerin ve yerin yaratıcısı! Ey Celâl ve ikram sahibi! Senden, kalbimi marifetinin nuruyla ebediyyen diriltmeni isterim. Yâ Allah! Yâ Allah! Yâ Allah!"

Biz bu duâyı sabah namazının sünnetinden sonra secdeye giderek secdede okuruz. Onun için bu duâ seçkinlerin duâsıdır. Nihayeti fenâya bağlanır. Fenâ olan bâki olur. Bâki olan Hazret-i Allah bâkidir, amma sen hiçsin.

Seçkinlerin seçkininin bu âlî zâtın bu duâsının izahını arzedeyim:

"Ey Hayy! Ey Kayyûm!"

"Hayy" da "Kayyûm" da Allah-u Teâlâ'nın İsm-i şerif'idir. Bu ne zaman tecelli eder?

"Hayy"; Yaratıcı O'dur, "Kayyûm" her şey O'nunla kâimdir.

Hazret-i Allah ile kaim olan bir kul, varlığını Hazret-i Allah'ta ifnâ ederse, hiç olursa, kendisinden zerre kalmadığı zaman, Bâki olan Allah kalır. "Yâ Bâki ente'l-bâki" çıkar. Bâki olan O'dur, başka bâki olan yok.

Allah'tan başka eser kalmadığı zaman onu mahviyet bürür, artık o insan Allah'ta yok olmuştur. Onda varlığını koyacak yer kalmaz. En mühim nokta burasıdır.

Farz-ı muhal ki bir yaprak toprağa düştü, çürüdü, eridi, artık hiçbir şey kalmadı. Ne oldu? Toprak oldu. Var olan bir insan Allah'ta düştü, Allah'ta yok oldu. Artık o yok, Bâki olan Allah var.

"Ey göklerin ve yerin yaratıcısı!"

Kul mahvoldu burada, kulda artık nefis kalmadı, yok oldu. Şimdi Hakk ile konuşuyor. Artık o fânî oldu.

"Ey Celâl ve ikram sahibi! Senden, kalbimi marifetinin nuruyla ebediyyen diriltmeni isterim."

Mârifetullah'a boyanmış bir kalbi yerine yerleştir. O kalp ile seni zikredeyim, o kalp ile sana hitap edeyim.

O kalp şimdi başka bir kalp oldu. Artık eski kalp değil, eski kalp mahvoldu.

"Ya Allah, ya Allah, ya Allah!"

Çünkü Allah'tan başka hiçbir şey yok. Ne yer var, ne gök var, ne insan var, ne hayvan var. "Kün feyekün". "Ol!" diyor oluyor, görünüyor, "Öl!" diyor ölüyor.

 


| Hakikat'te Bu Ay | Diğer Sayılar | Ana Sayfa |